Mektepten Müzeye Bartın’ın Köklü Hafızası
Bartın’ın kalbi Hükûmet Caddesi’nde yükselen ve tam 141 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan tarihi bina, kentin adeta canlı bir şahidi olarak zamana meydan okuyor.
Temelleri 1885 yılında İptidai ve Rüştiye Mektebi olarak atılan bu asırlık yapı, Cumhuriyetin ilanıyla birlikte 1924-1949 yılları arasında Cumhuriyet İlk Mektebi adıyla binlerce genci yetiştirmiş, 1953 yılından 2008’e kadar ise Bartın Belediyesi olarak şehre idari anlamda yön vermiştir.
2018 yılına geldiğimizde geçmişin izlerini geleceğe taşımak adına kapılarını Bartın Kent Müzesi olarak yeniden açan bina, günümüze kadar 150 binden fazla ziyaretçiyi ağırlamıştır.
Müze içerisinde Bartın’ın ticari hayatından tarihi çarşısına, madencilikten gemi yapımına, meşhur Galla Pazarı’ndan geleneksel mutfak kültürüne kadar uzanan geniş bir yelpazede eserler sergilenmektedir. Ziyaretçiler; bal mumu heykeller, maketler, fotoğraflar ve panolar eşliğinde Bartın’ın kültürel mirasına tek bir çatı altında tanıklık edebilmektedir.
Ahşaba Can Veren Bir Usta: Ahmet Güldür
Ahşap Maket Ev Yapımı alanında Bartın’da Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı ve aynı zamanda Naht Ustası olan Ahmet Güldür, müzenin zengin koleksiyonuna sanatsal açıdan en büyük katkı sunan isim olarak dikkat çekiyor.
Sabır ve estetiği bir araya getiren geleneksel Naht sanatını modern bir vizyonla harmanlayan sanatçı, ahşabı adeta bir nakkaş titizliğiyle işleyerek ve aylar süren kesme, oyma ve yapıştırma işlemlerini takip ederek kültürel ve dini değerleri devasa boyutlardaki levhalara nakşediyor.
Sabırla İşlenen İlahi Kelam
Sanatçı Ahmet Güldür tarafından tam 8 aylık yoğun bir emekle tamamlanan Yasin-i Şerif levhası, Naht sanatıyla yapılmış dünyanın en büyük Yasin-i Şerif eseri olma özelliğini taşıyor. 3.55 x 1.75 metre gibi devasa bir alan üzerinde hayat bulan bu şaheser, her biri milimetrik bir hassasiyetle kesilen ve yapıştırılan tam 3 bin harften meydana geliyor.
Göz kamaştıran bu benzersiz çalışma, 29 Ocak 2019 tarihinde müzenin birinci kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında düzenlenen görkemli bir törenle sergiye alınarak ziyaretçilerin beğenisine sunulmuştur.
Sanatçının bir diğer nadide şaheseri ise yapımı tam 11 ay süren İbrahim Suresi levhasıdır. Naht sanatıyla yapılmış dünyadaki tek İbrahim Suresi levhası olan bu eser, 3,04 x 1,34 metre alana sahip 4 parça halinde titizlikle inşa edilmiştir.
52 ayet, 831 kelime ve tam 3 bin 461 harfin ahşapla buluştuğu bu muazzam çalışma, 19 Kasım 2024 tarihinde düzenlenen törenle Bartın Kent Müzesi koleksiyonuna dahil edilmiştir.
Her iki eser de hat sanatı ile ahşabın kusursuz uyumunu gözler önüne sermektedir.
Gazhane Kültür Parkı ve Bartın'ın Maket Evleri Mirası
Sanatçı Ahmet Güldür’ün müzede sergilenen tek eserleri bu levhalar değildir. Önceleri hobi olarak başladığı, sonraları profesyonel bir uğraşa dönüşen Ahşap Maket Ev Yapımı alanında yaptığı çalışmalar, şehrin sivil mimarisine ışık tutmaktadır.
Sanatçının Bartın Kent Müzesi’nde karşımıza çıkan göz alıcı ahşap maket evlerine Gazhane Kültür Parkı'nda da rastlamak mümkündür.
1800’lü yılların sonundan günümüze uzanan tarihiyle önceleri gaz deposu olarak hizmet veren, 1954 yılında şehir bahçesi olarak tanzim edilerek çay bahçesi olarak işletmeye açılan Gazhane Kültür Parkı, 2017 yılında ise 11 bin metrekarelik bir kültür parkı olarak şehre kazandırılmıştır.
Geçmişle bugünü estetik bir biçimde birbirine bağlayan bu parkta, Ahmet Güldür'ün üstün bir işçilik ve sabırla şekillendirdiği Bartın'ın simgelerinden olan tarihi Şadırvan ve Su Terazisi maketlerinin yanı sıra, Bartın'ın geleneksel ahşap evlerinin maketlerinden oluşan asırlar önceki mahallelerin aslına sadık, son derece detaylı canlandırmaları da mevcuttur.
(UĞUR TATAR)